Gül Suyu Aromalı Muhallebi

chat Gül Suyu Aromalı Muhallebi

MALZEMELER
.1 kilo süt
.1,5 Su bardağı toz şeker
.Yarın öay bardağı gül suyu
.3 Çorba kaşığı pirinç unu
.2 Çorba kaşığı margarin
.Üzerine tarçin

HAZIRLANIŞ:Bir tencereye soğuk sütü döküyoruz.Bir çorba kasesine tencereden bir bardak süt alip pirinç unu eritiyoruz.Bu karışımı tekrar tenceremize döküyoruz.Sürekli karıştırarak 5 dakika kaynatip pişiriyoruz.Ocağı kapatıp biraz daha margarin ve gül suyunu koyup karıştırıyoruz.Kaselere veya kuplara koyup servis yapıyoruz.Soğuduktan sonra üzerine tarçın serpiyoruz.İçerisine gül suyu damlatıyoruz.mevsiminde olursa gül yağrağıyla süsleyebilirsiniz.

Afiyet olsun..

www.chatmekani.net de en iyi ve en lezzetli tarifleri sizlerle buluşturmaya devam edeceğiz.

21 Şubat 2012 Saat : 12:11
Okunma
admin
devamını oku

Fetih 1453′ün hikayesi

chat Fetih 1453′ün hikayesi

Faruk Aksoy’un yapımcılığını üstlendiği, Türk sinema tarihinin en pahalı projesi ‘Fetih 1453′ filmi gösterime girmesine az bir zaman kala filmden dikkat çekici ayrıntılar ortaya çıktı.

İŞTE O DETAYLAR:

1. 2009 nisan ayında hazırlıklarına başlanan filmin, ilk etabı eylül ayında, 4000 metrekarelik kapalı alana sahip stüdyoda çekildi. Devasa alanda, Rum Sarayı , Taht Odası, Edirne Sarayı , iç odaları vb. dekorlar inşa edilerek, filmin bazı iç mekanlarının çekimi yapıldı. 40 kişilik tasarım ve animasyon ekibi Doğu Roma ve Edirne Sarayları’nı aslına uygun olarak 3 boyutlu hazırladı ve 200 adet özel Spacelight ışık sistemi kullanıldı. Çekimler dört haftada tamamlandı.

2. Mayıs 2010 tarihinde başlanan filmin 2. etabında, Ataköy’de Toki’ye ait tarihi baruthane alanı çekimin merkezi durumundaydı. 25 dönüm arazi üzerindeki tarihi dokular da kullanılarak 14600 M2 dekor inşa edildi. Top döküm atölyesi, pazar alanlar, Cenova Limanı , kiliseler gibi mekanların hazırlanması için yedi ay çalışıldı.

3. Top döküm atölyesi, alanında uzman kişilerin görüşleri doğrultusunda, gerçeğe uygun bir şekilde inşa edildi. Yaklaşık 2700 metrekare alan üzerine kurulan atölyede,14 ton eriyik kapasiteli üç devasa potanın yanı sıra, fırınlar, hurda odaları, soğutma kulesi ve körükler gibi tüm detaylar ince işçiliklerle hazırlandı. Atölye altı ayda tamamlandı..

4. Tarihin en büyük topu olan Şahi topu, birebir ölçülerinde imal edildi.

5. Rumeli Hisarı inşaatının çekimleri için 5000 M2 alanda Rumeli Hisarı’nın bir bölümü yapıldı.

6. Dönemin Cenova Limanı’nın canlandırılması için 2500 M2 gerçek zeminli mavi havuz inşa edildi.

7. Filmde , Era karakterinin büyüdüğü yer olarak göreceğimiz köy Kemerburgaz’da inşa edildi. Filmde flashback olarak ve sadece 20 saniye izleyiciye sunulacak köy için, 16 ahşap ev ve bir camii inşa edildi. Köy iki ayda hazırlandı.

8. Konstantinopolis ve Edirne Pazarı yerleri, yine uzmanların görüşleri alınarak hazırlandı. Pazarda satılacak sebze ve meyvesine kadar , dönem bilgileri göz önünde tutularak, hassasiyetle oluşturulan Pazar yerlerinin inşası bir ay sürdü.

9. Altı hafta süren 2. etap çekimleri Edirne 2. Bayezid Külliyesi’nde tamamlandı.

10. Üçüncü ve son etap ise, hazırlığı en uzun ve en zor olan etaptı. Tamamen savaş alanını yansıtacak bu etap, yoğun çalışmalarla 10 ayda tamamlanabildi.

11. Alibeyköy’deki baraj havzasının yanındaki 100.000 metrekare arazi üzerinde kurulan platoda; Sultan Mehmet’in otağı, savaş meydanı, asker çadırları, hastane çadırları, İstanbul’un surları, bataryalar, şahi top ve küçük toplar, topların bulunduğu mevkiler, asker istihkam ve yemek alanları, Medine şehir sokakları Vatikan Sarayı Kütüphanesi, İstanbul şehir sokakları ve İstanbul’un alınmasında önemli rol oynayan yeraltı savaş tünelleri, Konstantin ve Guistiniani’nin savaş karargahları inşa edildi. Ayrıca deniz savaşı ve karadan kaydırılacak gemiler için, gerçek ölçüsünde üç adet kadırga yapıldı.

12. 100′er metre uzunluğunda 15 ve 18 metre yüksekliğinde 8′er metre kalınlıkta iki aşamalı şehir surları inşa edildi.

13. Savaş alanı için 15 top bataryası beş Adet 20 mt boyunda gerçek ve işlevsel savaş kulesi, beş adet 15 metre boyunda büyük mancınık 10.000 nin üzerinde çeşitli savaş malzemesi ve aksesuarı imal edildi.

14. Filmde toplam 15.000 yardımcı oyuncu rol aldı.

15. Filmin son etabının çekimleri 11 haftada tamamlandı.

16. Filmin cast çalışması bir yıl gibi uzun bir süreç sonunda tamamlanabildi. Özellikle Sultan Mehmet, Halil Paşa, Era, Guistiniani , Konstantin ve Ulubatlı Hasan karakterlerini seçmek için yüzlerce oyuncu ile görüşüldü.

17. Oyuncuların büyük çoğunluğu at ve kılıç eğitiminden geçirildi.

18. Filmde 20 terzi görev yaptı ve toplam 44000 metre kumaş kullanarak kostümler ve aksesuar malzemeleri hazırladı.

19. Çekimlerde 40 manda, ve 250 at kullanıldı. Savaş sahnelerinde yere düşen atların yaralanmaması için toprak kazılarak sünger zeminler oluşturuldu. Çekimler sırasında sette sürekli doktor, ambulans ve veteriner hazır bulunduruldu.

20. Aksiyon sahnelerinde Çek Cumhuriyeti ve Slovakya’dan getirtilen uzman dövüş kareogarları ve dövüşçü ekipleri görev aldı.

21. Çekim sırasında bir takım kazalar da yaşandı. Filmin yönetmeni Faruk Aksoy’un kolu kırıldı. İbrahim Çelikkol’un kılıç eğitimi sırasında topuğu çatladı. Cengiz Coşkun’un çekim esnasında kafası kırıldı. Ayrıca Recep Aktuğ attan düştü ve iki kaburga kemiğinde çatlak oluştu.

12 Şubat 2012 Saat : 7:11
Okunma
admins
devamını oku

Whitney Houston Otel Odasında Ölü Bulundu

chat Whitney Houston Otel Odasında Ölü Bulundu

15787397 Whitney Houston Otel Odasında Ölü Bulundu

Amerikalı ünlü şarkıcı Whitney Houston, 48 yaşında hayatını kaybetti. Los Angeles’daki Beverly Hilton otelinde ölü bulunan şarkıcının ölüm nedeni ise henüz bilinmiyor. Fakat iddialara göre banyo küvetinde ölü bulunan Houston boğularak ölmüş olabileceği söyleniyor.

“The Bodyguard” adıyla gösterilen filmindeki “I Will Always Love You” (Seni Daima Seveceğim) şarkısıyla Türkiye’de de milyonlarca kişinin gönlüne taht kuran Whitney Houston, dün gece 23.55′te, Los Angeles’daki Beverly Hilton otelinde ölü bulundu.

Whitney Houston’un, Beverly Hilton’un dördüncü katındaki odasından ses vermemesi üzerine çağrılan acil sağlık ekipleri, ünlü şarkıcının cesedini küvetin içinde buldu. Sadece çeşitli reçeteli ilaç şişelerine rastlanan ünlü yıldızın odasında hiçbir uyuşturucu maddesine ve alkole raslanmadı. İddialara göre otel odasındaki küvette ölü bulunan Houston boğularak ölmüş olabileceği söylenenler arasında.

Houston’ın cesedinin morga kaldırılmadan önce saatlerce otelde kaldığı bildirildi. Adli yetkili Brian Elias, 48 yaşında hayatını kaybeden sanatçının cesedinin otelden alınarak morga kaldırıldığını ve otopsiyi beklediğini söyledi. Elias, otopsinin ne zaman yapılacağının belli olmadığını, müfettişlerin otopsi yapılmadan önceki raporları beklediklerini kaydetti.

Beverly Hills polisi yaptığı açıklamada herhangi bir cinayet izine rastlanmadığını kaydetti. Teğmen Mark Rosen, “Şu anda her hangi bir suç kastı için bariz bir işaret belirleyemedik. Beverly Hills polisi dedektifleri soruşturmaya devam ediyor.” dedi.

SON GÜNÜNDE TUHAF DAVRANIŞLAR SERGİLEDİ

Grammy ödül töreni öncesi şehre gelen şarkıcının son iki gününe tanık olan gazeteci ve dostları, Houston’un tuhaf davranışlar sergilediğini belirtiyor. Perşembe günü galanın provasında, uyumsuz elbiseleri ve terden mi sudan mı olduğu anlaşılmayacak şekilde ıslak saçları ile dikkat çekmiş. Houston’un balo salonunda çocukça hareketler yaptığı ve alkollü olduğu gözlendi.

ÖLMEDEN ÖNCE SAHNEDE SÖYLEDİĞİ ŞARKI BİR İLAHİ OLDU

Aynı gece Tru gece kulübünde R&B şarkıcısı Kelly Price’ın Pre-Grammy partisine katılan Houston burada Price ile kısa bir duet de yaptı. İkilinin okuduğu ‘Yes Jesus loves Me (Evet İsa Beni Seviyor)’ ilahisi, Houston’un bu dünyada söylediği son şarkı oldu.

12 Şubat 2012 Saat : 4:44
Okunma
admins
devamını oku

En fazla taraftar kimde?

chat En fazla taraftar kimde?

Evet işte 3 büyük takımın 3 büyük ilde taraftar istatistikleri.

 

İstanbul / FB: % 36, GS: % 35, BJK: % 21

Ankara     / FB: % 35, GS: % 33, BJK: % 22

İzmir / GS: % 37, FB: % 31, BJK: % 18

Yapılan istatistiklerde İstanbul ve Ankarada Fenerbahçe taraftarının daha fazla olduğu görülüyor.Galatasarayın taraftar sayısının bu kadar artmasının nedeni olarak 2000 yılında uefa kupasını alması gösteriliyor.Beşiktaşın taraftar sayısı ise diger iki kulube göre daha düsük durumda.

10 Şubat 2012 Saat : 3:27
Okunma
Olcan
devamını oku

İskender Paydaş “Zamansız Şarkılar” Yeni Albümü

chat İskender Paydaş  “Zamansız Şarkılar” Yeni Albümü

 

İskender Paydaş’ın “Zamansız Şarkılar” albümü müzik marketlerdeki yerini aldı ve albüm genel anlamda ilgi görüyor ama böyle bir albüm bence yaz aylarında çıkmalı ve kış aylarını yaşadığımız şu günlerde olgunlaşmış olmalıydı. İskender Paydaş, çok usta bir aranjör olmasına ve bu kadar çok sanatçı dostuna rağmen, aranjör albümlerinin ilki olmayı başaramadı, dolayısıyla ister istemez Ozan Doğulu albümleri ile kıyaslanmak zorunda kaldı. Ozan Doğulu’nun “Alain Delon” şarkısının başarısına ulaşmak oldukça zor, hatta o başarıya Ozan Doğulu da ikinci albümünde ulaşamadı.

 

İskender Paydaş, albüm adını “Zamansız Şarkılar” koyarak şık bir isim seçmiş ama kararsız kalıp hem “eski zamansız şarkıları” hem de “zamansız olmaları zor olan” yeni şarkıları da albümüne koymuş! Albümün çıkış şarkısı olan “Sensiz Olmaz Ki” Mustafa Ceceli tarafından çok kırılgan bir şekilde yorumlanmış ki bence bu yorum şarkının ruhuna hiç ama hiç uymamış! Kayahan’ın o kendinden emin güçlü yorumundan sonra, her ne kadar yeni düzenlemesi muhteşem olmuş olsa da Mustafa Ceceli’den Sensiz Olmaz Ki’yi dinlemek beni hiç mutlu etmedi, dolayısıyla bu şarkıyı ben yine Kayahan’dan çalıp dinlemeyi tercih ediyorum. Ayrıca bir klasik olan bu şarkıda, “zaman zaman senin kadar” lafının “hiçbir zaman senin kadar” olarak değiştirilmesinden de büyük rahatsızlık duydum, hiç klasik olan bir şey değiştirilir mi? İskender Paydaş stüdyosundaki albüm dinletisine gittiğimde de bu dikkatimi çekmişti ve sormuştum “neden değiştirdiniz” diye, İskender Paydaş Kayahan’ın öyle istediğini söylemişti. Belli ki Kayahan şarkının orijinalini bir tek kendisi söylemiş olmak istemiş, başka türlü anlayamıyorum klasik bir şarkının sözü nasıl değiştirilebilir! Mustafa Ceceli’nin kitlesine güvenip ilk klip bu şarkıya çekilmiş olsa da bence albümde çok daha güçlü şarkılar ve yorumlar var.

Bu albümde çok sevdiğim iki yeni şarkı var, ilki Kenan Doğulu’nun yorumladığı “Doktor” şarkısı ki çok eğlenceli ve insanı coşturan bir şarkı. Bu şarkı mutlaka kliplenmeli, albüm çıktığından beri radyo programımda bu şarkıyı çalıyorum ve birçok radyo da bu şarkıyı çalmaya başladı, umarım radyolarda eskimeden bu şarkı kliplenir! Diğer sevdiğim şarkı da sözü müziği Mirkelam’a ait olan ve Atiye ile düet yaptığı “Nasıl Yani” adlı şarkı. Bu şarkıyla Mirkelam’ın eski tarzına yeniden kavuşmuş olmasını görmek oldukça sevindirici. Umarım kendi albümünü de bu şekilde yapıyordur. Mirkelam’ın eski şarkılarının tadı bir başka ve “Nasıl Yani” adlı şarkıda eski havayı bulmak mümkün, Atiye de şarkıyı çok güzel yorumlamış, özellikle şarkıda Mirkelam’ın devreye girdiği anda şarkı iyice yükseliyor bence, Mirkelam’ın sesini özlemişim…

Her ne kadar Teoman müziği bırakmış olsa da, “Bu Aşk Fazla Sana” adlı şarkıda Teoman’ın sesini duymak beni hiç etkilemedi. Bu şarkı Şebnem Ferah’la o kadar birleşmiş bir şarkı ki, böyle bir kadın şarkısını erkekten dinlemek hiç inandırıcı gelmiyor, “Bu Aşk Fazla Sana” derken şarkıdaki acıyı Teoman’ın sesinde hissedemiyorsunuz. Keşke Teoman “Sensiz Olmaz Ki” şarkısını okusaydı, işte o zaman ortaya çok başka bir tablo çıkabilirdi.

Kerim Tekin’in unutulmaz şarkısı “Kar Beyaz” albümün sürprizlerinden ve şarkıyı İrem Candaş muhteşem yorumlamış. İrem Candaş, Teoman’la yaptığı düetlerde sesinin ve yorumunun güzelliğini kanıtlamış bir isim ve artık kendi albümü olmalı diye düşünüyorum. “Duş”, “Aşk Kırıntıları” ve “Bana Öyle Bakma” şarkılarındaki performansı muhteşem, çok riskli bir şarkı olmasına rağmen “KarBeyaz” şarkısının da hakkını vermeyi başarmış.

Albümün bir başka sürprizi ise Yılmaz Kömürcü’nün seslendirdiği “Yeni Aşk” adlı eğlenceli şarkı ve Yılmaz Kömürcü’nün sesi çok farklı, bu şarkının da ilerleyen zamanlarda fark edileceğini düşünüyorum. Ölümsüz bir Orhan Gencebay şarkısı olan “Batsın Bu Dünya” da albümün renklerinden, İskender Paydaş ve BBD Korosu bu şarkıyı zamanında dans şarkısı haline çok güzel getirmişlerdi. “Arap Saçı” adlı şarkıya gelince, bu şarkıyı şu ana kadar o kadar çok güçlü ve kendine has ses yorumladı ki o seslerle kıyaslandığında Pelin Yılmaz’ın yorumu beni etkilemedi. Aynı şekilde “Tavla” şarkısı da Mirkelam’la o kadar birleşmiş bir şarkı ki Özgün ve Doa’dan düet olarak dinlemek içime hiç sinmedi, şarkının yeni aranjesi de eskiyi özletir olmuş. Sonuç olarak, İskender Paydaş albümündeki yeni şarkılar güzel, eski şarkılar ise orijinallerini aratıyor, yeni albüm yorumumda buluşmak dileğiyle…

Bizde Chat Mekani Olarak Başarılar Diliyoruz.

9 Şubat 2012 Saat : 6:01
Okunma
admins
devamını oku

Pinhani – Bana hediye

chat Pinhani – Bana hediye

Yola çıktım dünyayı ölçmek için
Benden önce kimler kimler ölçmüş biçmiş
Her şeyi paylaşmış
Beni yoldan geri çevirmek için
Kapı dikmiş sınır çizmiş bizi bizden ayırmış

Bana hediye denizdeki dalga bana hediye
Bana hediye önümdeki yolda bana hediye

Güçlü olan hep haklı çıkarmış
En iyisini hep önce kaparmış
Ara sırada yardım edermiş acırmış

9 Şubat 2012 Saat : 3:03
Okunma
admins
devamını oku
mirc Son Yazılar FriendFeed
reklam
seo kitabı
reklam

 

Şubat 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Oca    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829  
Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect. Link Ekle Link Sitesi
rent a car ankara estetik