Yaşı henüz 16 olan bu İsviçli kız, internette kendi adına açtığı blog sitesinde moda ve güzellik üzerine yazılar yazmaya başladı.Emily adındak güzel kızın kısa süre içerisinde on binlerce hayranı oluştu.Genç kıza TV ve gazetelerden teklifler yağıyor.Sokağa çıktığında insanlar imza istiyor. 
“The Bodyguard” adıyla gösterilen filmindeki “I Will Always Love You” (Seni Daima Seveceğim) şarkısıyla Türkiye’de de milyonlarca kişinin gönlüne taht kuran Whitney Houston, dün gece 23.55′te, Los Angeles’daki Beverly Hilton otelinde ölü bulundu.
Whitney Houston’un, Beverly Hilton’un dördüncü katındaki odasından ses vermemesi üzerine çağrılan acil sağlık ekipleri, ünlü şarkıcının cesedini küvetin içinde buldu. Sadece çeşitli reçeteli ilaç şişelerine rastlanan ünlü yıldızın odasında hiçbir uyuşturucu maddesine ve alkole raslanmadı. İddialara göre otel odasındaki küvette ölü bulunan Houston boğularak ölmüş olabileceği söylenenler arasında.
Houston’ın cesedinin morga kaldırılmadan önce saatlerce otelde kaldığı bildirildi. Adli yetkili Brian Elias, 48 yaşında hayatını kaybeden sanatçının cesedinin otelden alınarak morga kaldırıldığını ve otopsiyi beklediğini söyledi. Elias, otopsinin ne zaman yapılacağının belli olmadığını, müfettişlerin otopsi yapılmadan önceki raporları beklediklerini kaydetti.
Beverly Hills polisi yaptığı açıklamada herhangi bir cinayet izine rastlanmadığını kaydetti. Teğmen Mark Rosen, “Şu anda her hangi bir suç kastı için bariz bir işaret belirleyemedik. Beverly Hills polisi dedektifleri soruşturmaya devam ediyor.” dedi.
SON GÜNÜNDE TUHAF DAVRANIŞLAR SERGİLEDİ
Grammy ödül töreni öncesi şehre gelen şarkıcının son iki gününe tanık olan gazeteci ve dostları, Houston’un tuhaf davranışlar sergilediğini belirtiyor. Perşembe günü galanın provasında, uyumsuz elbiseleri ve terden mi sudan mı olduğu anlaşılmayacak şekilde ıslak saçları ile dikkat çekmiş. Houston’un balo salonunda çocukça hareketler yaptığı ve alkollü olduğu gözlendi.
ÖLMEDEN ÖNCE SAHNEDE SÖYLEDİĞİ ŞARKI BİR İLAHİ OLDU
Aynı gece Tru gece kulübünde R&B şarkıcısı Kelly Price’ın Pre-Grammy partisine katılan Houston burada Price ile kısa bir duet de yaptı. İkilinin okuduğu ‘Yes Jesus loves Me (Evet İsa Beni Seviyor)’ ilahisi, Houston’un bu dünyada söylediği son şarkı oldu.
Evet işte 3 büyük takımın 3 büyük ilde taraftar istatistikleri.
İstanbul / FB: % 36, GS: % 35, BJK: % 21
Ankara / FB: % 35, GS: % 33, BJK: % 22
İzmir / GS: % 37, FB: % 31, BJK: % 18
Yapılan istatistiklerde İstanbul ve Ankarada Fenerbahçe taraftarının daha fazla olduğu görülüyor.Galatasarayın taraftar sayısının bu kadar artmasının nedeni olarak 2000 yılında uefa kupasını alması gösteriliyor.Beşiktaşın taraftar sayısı ise diger iki kulube göre daha düsük durumda.
İskender Paydaş’ın “Zamansız Şarkılar” albümü müzik marketlerdeki yerini aldı ve albüm genel anlamda ilgi görüyor ama böyle bir albüm bence yaz aylarında çıkmalı ve kış aylarını yaşadığımız şu günlerde olgunlaşmış olmalıydı. İskender Paydaş, çok usta bir aranjör olmasına ve bu kadar çok sanatçı dostuna rağmen, aranjör albümlerinin ilki olmayı başaramadı, dolayısıyla ister istemez Ozan Doğulu albümleri ile kıyaslanmak zorunda kaldı. Ozan Doğulu’nun “Alain Delon” şarkısının başarısına ulaşmak oldukça zor, hatta o başarıya Ozan Doğulu da ikinci albümünde ulaşamadı.
İskender Paydaş, albüm adını “Zamansız Şarkılar” koyarak şık bir isim seçmiş ama kararsız kalıp hem “eski zamansız şarkıları” hem de “zamansız olmaları zor olan” yeni şarkıları da albümüne koymuş! Albümün çıkış şarkısı olan “Sensiz Olmaz Ki” Mustafa Ceceli tarafından çok kırılgan bir şekilde yorumlanmış ki bence bu yorum şarkının ruhuna hiç ama hiç uymamış! Kayahan’ın o kendinden emin güçlü yorumundan sonra, her ne kadar yeni düzenlemesi muhteşem olmuş olsa da Mustafa Ceceli’den Sensiz Olmaz Ki’yi dinlemek beni hiç mutlu etmedi, dolayısıyla bu şarkıyı ben yine Kayahan’dan çalıp dinlemeyi tercih ediyorum. Ayrıca bir klasik olan bu şarkıda, “zaman zaman senin kadar” lafının “hiçbir zaman senin kadar” olarak değiştirilmesinden de büyük rahatsızlık duydum, hiç klasik olan bir şey değiştirilir mi? İskender Paydaş stüdyosundaki albüm dinletisine gittiğimde de bu dikkatimi çekmişti ve sormuştum “neden değiştirdiniz” diye, İskender Paydaş Kayahan’ın öyle istediğini söylemişti. Belli ki Kayahan şarkının orijinalini bir tek kendisi söylemiş olmak istemiş, başka türlü anlayamıyorum klasik bir şarkının sözü nasıl değiştirilebilir! Mustafa Ceceli’nin kitlesine güvenip ilk klip bu şarkıya çekilmiş olsa da bence albümde çok daha güçlü şarkılar ve yorumlar var.
Bu albümde çok sevdiğim iki yeni şarkı var, ilki Kenan Doğulu’nun yorumladığı “Doktor” şarkısı ki çok eğlenceli ve insanı coşturan bir şarkı. Bu şarkı mutlaka kliplenmeli, albüm çıktığından beri radyo programımda bu şarkıyı çalıyorum ve birçok radyo da bu şarkıyı çalmaya başladı, umarım radyolarda eskimeden bu şarkı kliplenir! Diğer sevdiğim şarkı da sözü müziği Mirkelam’a ait olan ve Atiye ile düet yaptığı “Nasıl Yani” adlı şarkı. Bu şarkıyla Mirkelam’ın eski tarzına yeniden kavuşmuş olmasını görmek oldukça sevindirici. Umarım kendi albümünü de bu şekilde yapıyordur. Mirkelam’ın eski şarkılarının tadı bir başka ve “Nasıl Yani” adlı şarkıda eski havayı bulmak mümkün, Atiye de şarkıyı çok güzel yorumlamış, özellikle şarkıda Mirkelam’ın devreye girdiği anda şarkı iyice yükseliyor bence, Mirkelam’ın sesini özlemişim…
Her ne kadar Teoman müziği bırakmış olsa da, “Bu Aşk Fazla Sana” adlı şarkıda Teoman’ın sesini duymak beni hiç etkilemedi. Bu şarkı Şebnem Ferah’la o kadar birleşmiş bir şarkı ki, böyle bir kadın şarkısını erkekten dinlemek hiç inandırıcı gelmiyor, “Bu Aşk Fazla Sana” derken şarkıdaki acıyı Teoman’ın sesinde hissedemiyorsunuz. Keşke Teoman “Sensiz Olmaz Ki” şarkısını okusaydı, işte o zaman ortaya çok başka bir tablo çıkabilirdi.
Kerim Tekin’in unutulmaz şarkısı “Kar Beyaz” albümün sürprizlerinden ve şarkıyı İrem Candaş muhteşem yorumlamış. İrem Candaş, Teoman’la yaptığı düetlerde sesinin ve yorumunun güzelliğini kanıtlamış bir isim ve artık kendi albümü olmalı diye düşünüyorum. “Duş”, “Aşk Kırıntıları” ve “Bana Öyle Bakma” şarkılarındaki performansı muhteşem, çok riskli bir şarkı olmasına rağmen “KarBeyaz” şarkısının da hakkını vermeyi başarmış.
Albümün bir başka sürprizi ise Yılmaz Kömürcü’nün seslendirdiği “Yeni Aşk” adlı eğlenceli şarkı ve Yılmaz Kömürcü’nün sesi çok farklı, bu şarkının da ilerleyen zamanlarda fark edileceğini düşünüyorum. Ölümsüz bir Orhan Gencebay şarkısı olan “Batsın Bu Dünya” da albümün renklerinden, İskender Paydaş ve BBD Korosu bu şarkıyı zamanında dans şarkısı haline çok güzel getirmişlerdi. “Arap Saçı” adlı şarkıya gelince, bu şarkıyı şu ana kadar o kadar çok güçlü ve kendine has ses yorumladı ki o seslerle kıyaslandığında Pelin Yılmaz’ın yorumu beni etkilemedi. Aynı şekilde “Tavla” şarkısı da Mirkelam’la o kadar birleşmiş bir şarkı ki Özgün ve Doa’dan düet olarak dinlemek içime hiç sinmedi, şarkının yeni aranjesi de eskiyi özletir olmuş. Sonuç olarak, İskender Paydaş albümündeki yeni şarkılar güzel, eski şarkılar ise orijinallerini aratıyor, yeni albüm yorumumda buluşmak dileğiyle…
Bizde Chat Mekani Olarak Başarılar Diliyoruz.
Hemen hemen bütün bölümlerde eve sarhoş gelen behzat ilk defa istifhar etti.Eve sarhoş gelen Behzat hafif kafadan sıyırık eşi Ceyda’nın hazırladığı yemekten bi lokma alır ve istifhar eder.48. bölümde kusan behzat ç nin izleyicileri behzatın sarhoş olduğu için degil bu mutluluk oyununa daha fazla tahammül edemedigi için kustugunu söylüyorlar.
Fenerbahçe’nin 105 yıllık tarihinde forma giyen yabancı oyuncular ve ülkeleri şöyle:
Eski Yugoslavya: Asım Ferhadoviç, Vasille Radoviç, Lazar Lemiç, Stevano Ostojoviç, Radomir Antiç, Radmilo İvançeviç, İbrahim Begoviç, Suat Karaliç, Fahruddin Zeyneloviç, Srebrenko Repçiç, Dusan Pesiç, Zvan Lukovcan, Fadıl Vokri, Miroslav Tanjga, Nikola Lazetiç, Zoran Mirkoviç, Miroslav Steviç
Brezilya: Gerson Candido, Sergio Nerves, Reinaldo Simao, Cerqueria Washington, Fabio Luciano, Marco Aurelio, Marcio Nobre, Fabiano Rodriquez, Alex de Souza, Eduardo Luis Abonizi de Souza ”Edu”, Deivid de Souza, Roberto Carlos, Bilica, Cristian Baroni, Andre Santos
Yunanistan: Jean Boris, Constantin Boris, Tripo, Apostol Nikoliadis, Koça Negroponti
Almanya: Wilhelm Kohlhammer, Körner, Tony Schumacher, Andreas Wagenhaus, Robert Enke
Romanya: Ion Nunweiler, İlie Datcu, Mircea Sasu, Sabin İlie, Viorel Moldovan
Danimarka: Henrik Nielsen, Brian Steen Nielsen, Frank Pingel, Jes Högh
Mısır: Hüseyin, Kamil, Faid
Bulgaristan: Stonimir Stoilov, Emil Kostadinov, Ivailo Petkov
Gana: Samuel Johnson, Yaw Preko, Stephen Appiah
Nijerya: Uche Okechukwu, Augustine Okocha, Joseph Yobo
Senegal: Mamadou Niang, Issiar Dia, Moussa Sow
İtalya: Ranço, Baldini
Arnavutluk: Bahri Kaya, Süleyman Vafi
Polonya: Czeslaw Jakolcewicz, Piotr Soczynski
İngiltere: Horace Armitage, Dalian Robert Atkinson
Rusya: Ivan Viscnevski, Vladimir Beschastnykh
Hırvat: Milan Rapaiç, Stejepan Tomas
İsviçre: Gustav Haenni, Reto Ziegler
İspanya: Daniel Güiza, Josico
Macaristan: Zobel
Slovenya: Dzoni Novak
Portekiz: Manuel Dimas
Güney Afrika: John Moshoeu
Bosna-Hersek: Demir Hotiç
Gine: Süleyman Oulare
İsrail: Haim Revivo
İsveç: Kenneth Andersson
Hollanda: Pierre Van Hooijdonk
Arjantin: Ariel Ortega
Ukrayna: Sergei Rebrov
Fransa: Nicolas Anelka
Uruguay: Diego Lugano
Sırbistan: Mateja Kezman
Şili: Claudio Maldonado
Slovakya: Miroslov Stoch
Kamerun: Henri Bienvenu